Yaptırımlar Altında İran ile Ticaret
Gerçekleri basitleştirmeden hukuki yükümlülükleri, ticari riskleri ve mevzuata uyumu anlamak.
Dr. Behzad Aghakhanlou
Uluslararası Hukuk Doktoru | Uluslararası Ticaret ve İş Dünyası Uzmanı
İran ile uluslararası ticaret çoğu zaman aşırı basitleştirilerek anlatılır. Sıklıkla “İran yaptırımlara tabi” denir ve buradan uluslararası şirketlerin bu ülkeyle ticaret yapmasının yasak olduğu sonucu çıkarılır.
Bu sonuç hukuken doğru değildir ve ticari açıdan yanıltıcıdır.
İran kapsamlı yaptırımlara ve kısıtlayıcı tedbirlere tabidir; ancak dünya çapında geçerli, “İran yaptırımları” adı altında tek bir hukuk kuralı yoktur. Amerika Birleşik Devletleri, Avrupa Birliği, Birleşik Krallık, Birleşmiş Milletler ve diğer hukuk düzenleri; coğrafi kapsamları, yasaklanan faaliyetleri, yaptırım listelerindeki kişi ve kuruluşları, izin mekanizmaları ve uygulama kuralları farklı olan rejimler işletmektedir. ABD dahi İran programını tek bir yasak üzerinden değil, çeşitli kanunlar, başkanlık kararnameleri ve düzenlemeler aracılığıyla yürütmektedir.[1]
Temel İlke
Yaptırımlara tabi olmak, ticarete tamamen kapalı olmak demek değildir.
İran uluslararası ticaretle bağlantısını sürdürmektedir. Yaptırımlar, bu ticaretin gerçekleştirilebildiği hukuki, mali ve operasyonel yapıyı önemli ölçüde değiştirmiştir; ancak İran ile uluslararası ticareti ortadan kaldırmamıştır.
The practical question for an international company is therefore not simply “İran yaptırımlara tabi mi?” It is: Bu belirli işlemde, bu taraflar, bu ürün, ödeme kanalı ve tedarik zinciri bakımından hangi hukuk kuralları uygulanır?
1. Tek Bir “İran Yaptırımları” Rejimi Yoktur
Yaptırım analizindeki ilk hata, bütün yaptırımları tek ve evrensel bir sistemin parçasıymış gibi değerlendirmektir. Oysa böyle değildir.
Amerika Birleşik Devletleri. ABD, İran’a ilişkin en kapsamlı ve karmaşık yaptırım sistemini uygulamaktadır. OFAC; İran İşlemleri ve Yaptırımları Düzenlemeleri, İran Mali Yaptırımları Düzenlemeleri, çeşitli kanunlar ve çok sayıda başkanlık kararnamesi uyarınca kısıtlamaları yönetmektedir.[1] ABD hukukunda, koşulları sağlayan insani işlemlere ilişkin hükümler de dâhil olmak üzere yetkilendirmeler, muafiyetler ve lisans mekanizmaları bulunmaktadır.[2]
Avrupa Birliği. 2025 yılındaki snapback (yaptırımların yeniden yürürlüğe konulması) sürecinin ardından AB, JCPOA kapsamında daha önce askıya alınmış olan nükleer bağlantılı kısıtlayıcı tedbirleri yeniden uygulamaya koymuştur. İnsan hakları ve diğer gerekçelere dayanan ayrı tedbirler de yürürlüktedir.[3][4] AB ayrıca, İran’a ilişkin belirli ABD tedbirleri de dâhil olmak üzere üçüncü ülkelerin belirli ülke dışı etkili önlemlerine karşı Engelleme Tüzüğü’nü (Blocking Statute) yürürlükte tutmaktadır.[5]
Birleşik Krallık. Birleşik Krallık; mali, ticari ve taşımacılık kısıtlamaları ile istisna ve lisans mekanizmalarını içeren ayrı bir İran yaptırımları rejimi uygulamaktadır.[6][7]
Birleşmiş Milletler. BM tedbirleri, ulusal veya bölgesel düzeyde bağımsız olarak kabul edilen yaptırımlardan ayrılmalıdır. Güvenlik Konseyi kararı ile tek taraflı bir ulusal kısıtlama; hukuki dayanak, coğrafi uygulama ve uyum sonuçları bakımından aynı değildir.
ABD yaptırımları ≠ AB yaptırımları ≠ Birleşik Krallık yaptırımları ≠ BM yaptırımları
Bir hukuk düzeninde bir şirket için yasaklanan işlem, dünyanın her yerindeki bütün şirketler için kendiliğinden yasak sayılmaz. Ancak doğrudan bir yasağın bulunmaması da işlemi otomatik olarak ticari açıdan güvenli hâle getirmez.
2. Yasaktan Önce Yetki ve Uygulanacak Hukuk Belirlenmelidir
Bir faaliyetin yasak olup olmadığını sormadan önce şirket daha temel bir soruyu yanıtlamalıdır: Bu yaptırım rejimi neden bize veya bu işleme uygulanıyor?
İlgili bağlantı noktaları; kuruluş yeri, vatandaşlık veya ikamet, faaliyetin gerçekleştiği yer, bağlı şirketler ve iştirakler, mal veya teknolojinin menşei, yaptırım listelerindeki kişiler, mülkiyet ve kontrol, ödeme yapısı, bankacılık ilişkileri, taşıma ve sigorta düzenlemeleri ile ilgili hukuk düzenine özgü diğer bağlantıları içerebilir.
Yetki ve uygulanabilirlik analizi, yaptırım analizinden önce gelmelidir.
Örneğin Türkiye’de kurulmuş bir şirket, ABD şirketine getirilen her yasağın kendisine de aynı şekilde uygulandığını varsaymamalıdır. Aynı şekilde ABD dışında kurulmuş olmak, ABD hukukundan kaynaklanan risklerin kendiliğinden göz ardı edilebileceği anlamına gelmez.
3. Ürünün Niteliği Önemlidir
İşlemin sıradan tüketim malları, gıda, ilaç, tıbbi cihazlar, sanayi makineleri, kimyasallar, telekomünikasyon ekipmanı, yazılım, kontrollü teknoloji, çift kullanımlı mallar, enerji sektörü ekipmanı, havacılık ürünleri veya askerî ve yayılma riski taşıyan ürünlerle ilgili olmasına göre hukuki analiz önemli ölçüde değişebilir.
İnsani yardım alanı bu ayrımı özellikle iyi gösterir. OFAC, belirli ayrıntılı koşullara tabi olmak üzere uygun tarım ürünleri, ilaçlar ve tıbbi cihazlarla ilgili yetkilendirmeleri tanımaktadır.[2]
“İlaçlar muaftır” ifadesi aşırı geneldir. Ancak “yaptırımlar nedeniyle İran’a hiçbir şey satılamaz” demek de aynı ölçüde yanlıştır.
4. İran Yaptırımlara Tabidir, Ancak Ekonomik Olarak Tamamen Yalıtılmış Değildir
Yaptırımlar İran’ın uluslararası ticaretini daha zor, maliyetli ve hukuken karmaşık hâle getirmiştir. Bankacılık ilişkilerini, yabancı yatırımları, deniz taşımacılığını, sigortayı ve belirli teknolojilere erişimi etkilemiştir. Ancak İran’ın dünya ile ticareti sona ermemiştir.
Bunun yerine ticaret coğrafi açıdan daha yoğunlaşmış, operasyonel bakımdan daha karmaşık hâle gelmiştir. Çin bunun en açık örneğidir. Çin gümrük verileri önemli düzeyde ikili mal ticareti göstermeyi sürdürürken, petrol akışlarını da hesaba katmaya çalışan diğer tahminler çok daha yüksek rakamlara ulaşmaktadır.[8][9]
5. Çin: Farklı Bir Hukuki ve Siyasi Tutum
Çin, Washington tarafından uygulanmış olmaları nedeniyle ABD’nin tek taraflı yaptırımlarının Çinli ekonomik aktörler için kendiliğinden hukuki yükümlülük doğurduğu görüşünü kabul etmemektedir. Çin Ticaret Bakanlığı, 2026 yılında uluslararası hukukta veya BM Güvenlik Konseyi yetkilendirmesinde dayanağı bulunmayan tek taraflı yaptırımlara karşı tutumunu yinelemiş ve Çinli şirketler ile vatandaşlara uygulanan İran bağlantılı ABD yaptırımlarını eleştirmiştir.[10]
Çin, Rusya ve İran da Mart 2025’te Pekin’de yayımladıkları ortak açıklamada tek taraflı yaptırımlara karşı çıktıklarını ve bunların sona erdirilmesini istediklerini belirtmişlerdir.[11]
Önemli Ayrım
Devlet politikası ≠ Ticari risk alma isteği
Bir devlet başka bir ülkenin tek taraflı yaptırımlarını reddedebilir; buna rağmen bankalar, sigorta şirketleri ve diğer işletmeler kendi riskleri, sözleşmesel yükümlülükleri veya risk iştahları nedeniyle işlemleri kısıtlayabilir.
6. Rusya ve Çok Kutuplu Yaptırım Ortamı
Rusya da İran’a yönelik tek taraflı ABD ve Avrupa yaptırımlarını evrensel olarak bağlayıcı hukuk kuralları saymamaktadır. Rusya’nın Çin ile birlikte benimsediği tutum, küresel yaptırım uyumunun giderek daha çok kutuplu bir nitelik kazandığını göstermektedir.[11]
Ancak Rusya veya Çin’in bir işleme katılması bütün yaptırım risklerini ortadan kaldırmaz. İşlem yine de yaptırım listesinde bulunan bir kuruluşu, kısıtlanmış malları, kontrollü teknolojiyi, yasaklanmış nihai kullanımı, risk altındaki bir finans kuruluşunu veya ilgili başka bir hukuki bağlantıyı içerebilir.
7. Türkiye, Körfez ve Bölgesel Ticaret Güzergâhları
İran’ın ticari ilişkileri Çin ve Rusya’nın çok ötesine uzanmaktadır. Türkiye; Avrupa, Kafkasya, Orta Asya, Orta Doğu ve İran arasında önemli bir coğrafi konuma sahiptir. Birleşik Arap Emirlikleri de uzun süredir bölgesel ticarette önemli bir ticari ve lojistik bağlantı noktasıdır.
Türkiye, BAE veya başka bir üçüncü ülke üzerinden yürütülen işlem, araya başka bir hukuk düzeni girdiği için ilgili yaptırımların kapsamından çıkmaz. Tersine, malların nihayetinde İran’a ulaşması da zincirdeki her işlemin bütün yabancı yaptırım rejimlerini ihlal ettiğini tek başına göstermez.
Yanlış Soru
“İşlemi hangi ülke üzerinden yönlendirebiliriz?”
Doğru Soru
“İşlemin kendisi hukuka uygun mu ve ödeme, lojistik ve tedarik zincirinin her aşaması belgelenip hukuken savunulabilir mi?”
8. Karşı Tarafın İncelenmesi: Sözleşmedeki İsim Yeterli Değildir
Yaptırım taraması yalnızca alıcının adıyla sınırlı kalmamalıdır. Kapsamlı bir uyum incelemesi, ilgili olduğu ölçüde müşteriyi, hissedarları, nihai faydalanıcıları, kontrol sahiplerini, yöneticileri, nihai kullanıcıyı, bankaları, aracıları ve lojistik hizmet sağlayıcılarını kapsamalıdır.
Müşteri → Hissedarlar → Nihai Faydalanıcılar → Kontrol Sahipleri → Yöneticiler → Nihai Kullanıcı → Banka → Aracılar → Lojistik Hizmet Sağlayıcıları
Amaç yalnızca bir ismi yaptırım veri tabanında aramak değildir. Mülkiyet, kontrol, nihai kullanım, aracılar ve ticari açıdan olağandışı unsurlar dâhil işlemin bütününü anlamaktır.
9. Hukuken İzin Verilebilir Olmak, Banka Tarafından Kabul Edilmekle Aynı Değildir
Bir işlem satıcıya uygulanan yaptırım kurallarına göre hukuken mümkün olsa bile ticari bir banka tarafından reddedilebilir. Bankalar yalnızca kanuni yasaklara değil; iç uyum politikalarına, muhabir banka ilişkilerine, dolar bağlantılı risklere, düzenleyici beklentilere, belge gerekliliklerine ve kurumsal risk iştahına göre de karar verir.
Dört Ayrı Soru
Hukuken izin veriliyor mu?
Banka işlemi kabul eder mi?
Sigortalanabilir mi?
Lojistik açıdan uygulanabilir mi?
Bu sorular birbiriyle bağlantılıdır; ancak aynı sorular değildir.
10. Ödeme Yapısı Uyum Sürecinin Bir Parçasıdır
Yaptırım hassasiyeti taşıyan ticarette ödeme yapısı hukuki analizin parçası hâline gelir. Taraflar, ödemenin hangi bankalar aracılığıyla gönderilip alınacağını, muhabir bankaların bulunup bulunmadığını, kullanılacak para birimini, aracıların başka bir taraf adına hareket edip etmediğini ve bütün ödeme katılımcılarının taranıp taranmadığını bilmelidir.
Hukuka uygun bir işlem; yanıltıcı ödeme açıklamalarına, açıklanmamış aracılara veya gerçek tarafların gizlenmesine dayanmamalıdır. Ödeme zinciri karmaşıklaştıkça belgelendirmenin önemi artar.
11. Taşımacılık, Sigorta ve Lojistik Sonradan Düşünülemez
Ticari sözleşme satıcı ile alıcı arasında yapılabilir; ancak fiilî işlem ihracatçıları, taşıma organizatörlerini, taşıyıcıları, gemileri, limanları, sigortacıları, gümrük müşavirlerini, ithalatçıları ve nihai kullanıcıları kapsayabilir. Bunların her biri ayrı bir uyum sorunu doğurabilir.
OFAC’ın İran petrol ticaretine ilişkin denizcilik rehberi; düzenleyici kurumların gemi mülkiyetine, bayrak geçmişine, gemiden gemiye aktarmalara, belgelendirmeye ve potansiyel olarak yanıltıcı denizcilik uygulamalarına verdiği önemi göstermektedir.[12] The broader compliance lesson is simple: malların gerçekte nasıl taşındığını bilin.
12. Yaptırımlara Uyum ile Riskten Kaçınma Farklı Kavramlardır
Yaptırım hukuku, bir davranışın yasak, kısıtlanmış, lisansa tabi veya başka şekilde düzenlenmiş olup olmadığını sorgular. Riskten kaçınma (de-risking) ise bir kurumun bu davranışla bağlantılı ticari yükü veya uyum yükünü üstlenmek isteyip istemediğiyle ilgilidir.
Bir banka kanunun öngördüğünden daha katı bir politika uygulayabilir. Sigortacı teminat vermeyi reddedebilir. Taşıma şirketi İran varışlı sevkiyatları kabul etmeyebilir. Tedarikçi, genel bir kanuni yasak bulunmasa bile İran’a yeniden satışı sözleşmeyle yasaklayabilir. Bu kararlar otomatik olarak “hukukun gereği” şeklinde nitelendirilmemelidir.
13. İstisnalar ve Lisanslar Önemlidir
Yaptırım analizi yalnızca bir yasak tespit edildi diye sona ermemelidir. Sonraki sorular, bir istisnanın uygulanıp uygulanmadığı, genel lisansın bulunup bulunmadığı veya özel lisans alınıp alınamayacağıdır.
Birleşik Krallık rehberi önemli bir ayrım yapmaktadır: Kanuni koşullar karşılandığında istisna belirli bir davranışa kendiliğinden izin verirken, lisans normalde yasak olacak bir davranış için izin sağlar.[7] ABD sistemi de benzer şekilde genel ve özel lisanslar ile diğer yetkilendirmeleri kullanmaktadır.[1]
14. Yaptırım Riski Altında Sözleşme Hazırlanması
İşlemin niteliğine göre sözleşmelerde yaptırımlara ilişkin beyanlar, sürekli uyum yükümlülükleri, nihai kullanım taahhütleri, ihracat kontrol hükümleri, mülkiyet değişikliklerinin bildirilmesi, bankacılık düzenlemeleri, alternatif hukuka uygun ödeme yöntemleri, lisans iş birliği, askıya alma ve fesih hakları ile mevzuat değişikliği hükümleri gerekebilir.
İyi hazırlanmış bir yaptırım maddesi; hukuka aykırılığı, düzenleyici yasağı, gerekli lisansın alınamamasını, bankanın işlemi reddetmesini ve ticari güçlüğü birbirinden ayırmalıdır. Bunlar aynı olay değildir ve otomatik olarak aynı sözleşmesel sonucu doğurmamalıdır.
15. Uyum Dosyasını Sevkiyattan Önce Oluşturun
Yaptırımlarla ilgili en güçlü savunma, genellikle sorun ortaya çıktıktan sonra hazırlanmış bir belge değildir. İşlem gerçekleştirilmeden önce eş zamanlı olarak oluşturulmuş uyum kayıtlarıdır.
İyi düzenlenmiş bir dosya; şirket ve nihai faydalanıcı mülkiyeti bilgilerini, tarama sonuçlarını, ürün sınıflandırmasını, nihai kullanıcı ve kullanım bilgilerini, dayanılan lisans veya istisnaları, gerektiğinde hukuki analizi, sözleşmeleri, faturaları, ödeme kayıtlarını, taşıma ve sigorta belgelerini, gümrük kayıtlarını ve şirket içi onayları içerebilir.
Uyum dosyası, gerekirse yıllar sonra bile şu soruyu yanıtlayabilmelidir: Şirket bu işlemin hukuka uygun biçimde gerçekleştirilebileceği sonucuna hangi makul gerekçelerle ulaşmıştır?
16. İran İşlemleri İçin Uygulanabilir Bir Tarama Çerçevesi
Yetki — Hangi hukuk ve yaptırım rejimleri uygulanır?
Taraflar — Satıcı, alıcı, aracılar, alıcı adresindeki teslim alan ve nihai kullanıcı kimlerdir?
Mülkiyet ve Kontrol — Bunların nihai sahibi veya kontrol edeni kimdir?
Ürün — Kısıtlanmış, kontrollü, çift kullanımlı veya başka şekilde düzenlemeye tabi mi?
Nihai Kullanım — Ürün gerçekte ne amaçla kullanılacak?
Varış Yeri — Mallar nereye gidecek ve yeniden ihracat riski var mı?
Bankacılık — Hangi kurumlar, para birimleri ve muhabir bankalar devrede?
Lojistik — Hangi taşıyıcılar, gemiler, limanlar ve taşıma organizatörleri yer alıyor?
Sigorta — İşlem hukuka uygun ve etkili biçimde sigortalanabilir mi?
İstisnalar ve Lisanslar — Bir izin mevcut mu veya gerekli mi?
Sözleşme — Anlaşma yaptırım ve düzenleme risklerini taraflar arasında paylaştırıyor mu?
Belgelendirme — Şirket, işlemin hukuka uygun olduğu sonucuna neden ulaştığını gösterebilir mi?
Yaptırımların Gerçek Ticari Etkisi
Yaptırımların İran üzerindeki etkisi yalnızca uluslararası ticaretin sürüp sürmediği sorusuyla ölçülmemelidir. Ticaret açıkça sürmektedir. Daha anlamlı soru, yaptırımların bu ticareti nasıl değiştirdiğidir.
Yaptırımlar işlem maliyetlerini artırabilir, kullanılabilir bankacılık kanallarını azaltabilir, işlem yapmaya istekli tarafları sınırlayabilir, uyum harcamalarını yükseltebilir, sigorta ve taşımacılığı etkileyebilir, yatırımları caydırabilir, sözleşmeleri karmaşıklaştırabilir, ödeme para birimlerini değiştirebilir, ticaretin coğrafi yönünü kaydırabilir ve aracıların ve bölgesel ticaret merkezlerinin önemini artırabilir.
Yaptırımlar İran’ın uluslararası ticarete erişimini kısıtlamış, ancak ülkeyi küresel ekonomiden koparmamıştır.
Sonuç çoğu zaman ticaretin ortadan kalkması değil, yeniden yapılanmasıdır.
Sonuç
Yaptırımlar altında İran ile ticaret yapmak, “İran” kelimesinin yaptırım listesinde geçip geçmediğine bakmaktan daha kapsamlı bir yaklaşım gerektirir. Hukuk düzenlerinin ayrıştırılması, kuralların uygulandığı kişilerin belirlenmesi, ürünün sınıflandırılması, mülkiyet ve nihai kullanımın anlaşılması, ödeme ve lojistik kanallarının incelenmesi, karşı tarafların taranması ve istisna veya lisansların bulunup bulunmadığının saptanması gerekir.
Çin ve Rusya, Batı’nın tek taraflı yaptırımlarına ABD, AB veya Birleşik Krallık ile aynı şekilde yaklaşmamaktadır. Çin, İran ile önemli ölçüde ticaretini sürdürmekte ve ABD’nin tek taraflı ve ikincil yaptırımlarına açıkça karşı çıkmaktadır. Çin ve Rusya ise hukuka aykırı gördükleri tek taraflı yaptırımlara birlikte itiraz etmişlerdir.[10][11]
Öte yandan Çin, Rusya, Türkiye ve diğer ticaret ortaklarının süregelen faaliyetleri yaptırımları önemsiz hâle getirmez. İran ile ilgili her işlemi de hukuka uygun kılmaz.
İran ne kısıtlamasız, olağan bir pazardır ne de uluslararası ticarete evrensel olarak kapatılmış bir pazardır.
Belirleyici olan, her bir işlemin hukuki ve ticari yapısıdır.
Kaynaklar
[1] U.S. Department of the Treasury, Office of Foreign Assets Control (OFAC), Iran Sanctions — Legal Framework, Regulations, Executive Orders and General Licences. Kaynak
[2] OFAC, Iran-related humanitarian and consolidated sanctions guidance, including agricultural commodities, food, medicine and medical devices. Kaynak
[3] Council of the European Union, Iran sanctions snapback: Council reimposes restrictive measures, 29 September 2025. Kaynak
[4] Council of the European Union, EU sanctions against Iran — current restrictive measures and timeline. Kaynak
[5] European Commission, Extraterritoriality — Blocking Statute, Council Regulation (EC) No 2271/96. Kaynak
[6] UK Government, Iran sanctions: statutory guidance. Kaynak
[7] UK Government, How to use exceptions and licences to comply with sanctions. Kaynak
[8] General Administration of Customs of the People's Republic of China, Imports and Exports by Country (Region) of Origin/Destination. Kaynak
[9] U.S.-China Economic and Security Review Commission, China-Iran Fact Sheet: A Short Primer on the Relationship, 2026. Kaynak
[10] Ministry of Commerce of the People's Republic of China, Regular Press Conference, 2026 — official Chinese position concerning unilateral and Iran-related U.S. sanctions. Kaynak
[11] Ministry of Foreign Affairs of the People's Republic of China, Joint Statement of the Beijing Meeting between China, Russia and Iran, 14 March 2025. Kaynak
[12] U.S. Department of the Treasury, OFAC, Guidance for Shipping and Maritime Stakeholders on Detecting and Mitigating Iranian Oil Sanctions Evasion, 16 April 2025. Kaynak
Son gözden geçirme: Eylül 2026.
Bu makale, yaptırımlar altında İran ile uluslararası ticaret hakkında genel bilgi vermektedir ve hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Uygulanacak hukuk, emredici kurallar, yaptırım rejimleri ve lisans koşulları işlemin özelliklerine ve ilgili hukuk düzenlerine göre değişebilir. Somut sınır ötesi işlemler, yürürlükteki kurallar ve olayın koşulları çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir.

