Ticari Anlaşmalar Ters Gittiğinde
Uluslararası ticarette dava, tahkim ve uyuşmazlık çözümü.
Dr. Behzad Aghakhanlou
Uluslararası Hukuk Doktoru | Uluslararası Ticaret ve İş Dünyası Uzmanı
Uluslararası işlemler genellikle her şeyin yolunda gideceği varsayımıyla müzakere edilir. Satıcı malları üretecek, alıcı ödeme yapacak, taşıyıcı teslimatı gerçekleştirecek, banka işlemi tamamlayacak, gerekli idari izinler alınacak ve taraflar ticari ilişkilerini sürdürecektir.
Ticari uyuşmazlıklar, bu varsayımlardan biri veya birkaçı gerçekleşmediğinde başlar. Mallar geç ulaşır veya teknik şartnameye uymaz; ödeme yapılmaz; distribütör yükümlülüklerini yerine getirmez; sevkiyat gümrükten çekilemez; mevzuat değişikliği ifayı aksatır. Taraflardan biri sözleşmeyi feshederken diğeri bu feshi hukuka aykırı bulur.
Bu noktada temel soru şudur: İhlalden alacağın fiilen tahsiline kadar şirkete en gerçekçi ve etkili yolu hangi hukuki ve ticari strateji sunar?
Dört Aşamalı Gerçeklik
Talep Hakkına Sahip Olmak ≠ Davayı Kazanmak ≠ Kararı İcra Ettirmek ≠ Parayı Tahsil Etmek
1. Ticari Bir Sorun Ne Zaman Hukuki Uyuşmazlığa Dönüşür?
Her ticari anlaşmazlığın derhâl dava veya tahkime dönüşmesi gerekmez. Uluslararası işlemlerde gecikmeler, belge sorunları, kalite ihtilafları, bankacılık güçlükleri ve mevzuattan kaynaklanan engeller sıkça görülür. Bunların bir kısmı ticari ilişki bozulmadan giderilebilir.
İlk görev doğru teşhistir. Bir sözleşme ihlali var mı? Borç muaccel oldu mu? İfa başka bir olayın gerçekleşmesine mi bağlıydı? Sözleşme ihlalin giderilmesi için süre tanıyor mu? Usulüne uygun bildirim yapıldı mı? Fesih mümkün mü? Sözleşmesel bir süre işlemeye başladı mı?
Uyuşmazlığın ilk günlerinde atılan adımlar, aylar hatta yıllar sonraki yargılamayı etkileyebilir. Özensiz yazılmış bir e-posta ikrar niteliği taşıyabilir. Haksız fesih karşı talebe yol açabilir. Bu nedenle ticari müzakereden hukuki uyuşmazlığa geçiş bilinçli biçimde yönetilmelidir.
2. Harekete Geçmeden Önce Sözleşmenin Tamamını Okuyun
Ciddi bir uyuşmazlık başladığında incelenecek ilk belgelerden biri, yalnızca ihlal edildiği ileri sürülen hüküm değil, sözleşmenin tamamıdır. Uygulanacak hukuk, yetki, tahkim, kademeli uyuşmazlık çözümü, bildirim şartları, ödeme, muayene ve kabul, sorumluluk, mücbir sebep, aşırı ifa güçlüğü, yaptırımlar, mevzuat değişikliği ve fesih hükümleri özellikle değerlendirilmelidir.
İlk hukuki ihtarı göndermeden önce: Tam olarak ne taahhüt edildi? Gerçekte ne oldu? Hangi hüküm ihlal edildi? Sözleşme bundan sonra hangi usulün izlenmesini gerektiriyor?
3. Dava mı, Tahkim mi?
Uluslararası bir uyuşmazlıkta en önemli kararlardan biri, meselenin devlet mahkemesinde mi yoksa tahkim yoluyla mı çözüleceğidir. Çoğu zaman bu tercih sözleşmede önceden yapılmıştır. Her işlem bakımından yöntemlerden biri diğerinden mutlak biçimde üstün değildir.
Mahkeme yargılaması yerleşik usul kuralları, kanun yolu mekanizmaları ve devletin cebrî yetkilerini sunabilir. Ancak sınır ötesi davalarda yetki, yurt dışında tebligat, yabancı ülkedeki deliller ve verilen kararın tanınması gibi sorunlar ortaya çıkar.
Tahkim, taraflara önemli usuli unsurları belirleme imkânı tanır ve 1958 New York Sözleşmesi’nin küresel tenfiz çerçevesinden yararlanır.[1] Bununla birlikte tahkim masraflı ve usulen karmaşık olabilir; kararın cebrî icrası için nihayetinde devlet mahkemelerine başvurulması gerekebilir.
4. Uygulanacak Hukuk, Yargı Yetkisi ve Tahkim Yeri Farklı Kavramlardır
Uygulanacak Hukuk ≠ Yargı Yetkisi ≠ Tahkim Yeri ≠ Duruşma Yeri
Uygulanacak hukuk maddi hukuk çerçevesini belirler. Yargı yetkisi bir mahkemenin uyuşmazlığa bakma yetkisiyle ilgilidir. Tahkim yeri tahkimin hukuki merkezini belirler. Duruşma yeri ise yalnızca duruşmaların fiilen yapıldığı yer olabilir.
5. Tahkim Şartı Uyuşmazlık Doğmadan Önce Süreci Şekillendirir
Bir tahkim şartı yalnızca birkaç satırdan oluşsa da büyük bir uyuşmazlığın bütün yapısını belirleyebilir. Tahkim kurumu veya ad hoc usul, kurallar, tahkim yeri, hakem sayısı, dil, kapsam, çok taraflı uyuşmazlıklar ve tahkim öncesi aşamalar düzenlenmelidir. ICC örnek şartlar ve kaleme alma rehberleri sunmaktadır.[8]
6. ICC 2026 Tahkim Kuralları
ICC 2026 Tahkim Kuralları 1 Haziran 2026 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Taraflar aksini kararlaştırmadıkça bu tarihte veya sonrasında başlatılan ICC tahkimlerine uygulanır.[6] Bu çerçeve olağan tahkimi, hızlandırılmış usulleri ve acil tedbirleri kapsar.
7. Tahkim Yerinin Önemi Çoğu Şirketin Düşündüğünden Büyüktür
Tahkim yeri, avukatların ve hakemlerin buluştuğu fiziksel mekândan ibaret değildir. Tahkimi bir ulusal hukuk düzenine bağlar; yargısal denetimi, itirazları, geçici hukuki korumayı, usulün geçerliliğini ve hakem kararının iptali taleplerini etkileyebilir. Dolayısıyla tercih yalnızca coğrafi değil, hukuki temelde yapılmalıdır.
8. Deliller: Gerçekte Neyi İspat Edebilirsiniz?
Şirket yöneticileri ne yaşandığını biliyor olabilir; ancak mahkemeler ve hakem heyetleri tarafların delillerle ortaya koyabildiklerini esas alır. İlgili belgeler arasında sözleşmeler, satın alma siparişleri, faturalar, teknik şartnameler, muayene raporları, e-postalar, iş yazışmaları, konşimentolar, gümrük ve banka kayıtları, fotoğraflar, bilirkişi raporları ve tanık beyanları bulunabilir.
Ticari açıdan apaçık görünen bir olgu, hukuken mutlaka ispatlanabilir değildir.
9. Geçici Tedbirler: Bazen Nihai Karar İçin Çok Geçtir
Nihai karar verilmeden önce malvarlığı devredilebilir, deliller kaybolabilir veya teminatlar nakde çevrilebilir. Bu nedenle ihtiyati ve koruyucu tedbirler erken aşamada değerlendirilmelidir. ICC sistemi, hakem heyeti kurulmadan önce gerekli koşulları taşıyan acil talepler için Acil Durum Hakemi mekanizması öngörür.[9] Uygun koşullarda yetkili devlet mahkemelerine başvuru imkânı da devam edebilir.
10. Malvarlığı Nerede?
Davacı bir ülkede dava açma imkânına sahipken karşı tarafın kayda değer bütün malvarlığı başka ülkelerde bulunabilir. Önemli masraflara girilmeden önce karşı tarafın banka hesaplarının, stoklarının, taşınmazlarının, hisselerinin ve alacaklarının nerede bulunduğu ve bunların gerçekten sözleşmenin tarafına ait olup olmadığı araştırılmalıdır.
Sondan başlayın:
Kazanırsak kararı nerede icra ettireceğiz ve orada fiilen hangi malvarlığına ulaşabileceğiz?
11. New York Sözleşmesi ve Hakem Kararlarının Tenfizi
New York Sözleşmesi, tahkim anlaşmalarının ve yabancı ya da yerli sayılmayan hakem kararlarının tanınması için ortak standartlar getirir.[1] III. madde tanıma ve tenfizi düzenlerken V. madde tanıma veya tenfizin reddedilebileceği sınırlı sebepleri belirler.[2]
12. New York Sözleşmesi Kapsamında İran ve Türkiye
İran ve Türkiye, New York Sözleşmesi’ne taraftır. Sözleşmeye taraf olmak önemlidir; ancak tek başına yeterli değildir. Tenfizin istendiği yerde çekinceler, ulusal tahkim hukuku, usul şartları, tahkime elverişlilik ve kamu düzeni hususları ayrıca incelenmelidir.[3][4]
13. Uluslararası Bir Uyuşmazlık Dört Farklı Ülkeyi İlgilendirebilir
Türkiyeli bir satıcı ile İranlı bir alıcıyı, İsviçre maddi hukukuna tabi bir sözleşmeyi, İstanbul tahkim yerli ICC tahkimini ve başka bir Sözleşme devletinde bulunan haczedilebilir malvarlığını düşünün. Uygulanacak hukuk, karar mercii, tahkim yeri, denetleyici mahkemeler ve tenfiz yeri birbirinden ayrı meselelerdir. Sınır ötesi uyuşmazlık çözümü yalnızca hangi ülke hukukunun uygulanacağını sorarak anlaşılamaz.
14. Yabancı Mahkeme Kararları Farklıdır
Yabancı mahkeme kararları New York Sözleşmesi kapsamında tanınıp tenfiz edilmez. Bunun yerine iç milletlerarası özel hukuk kuralları, ikili veya bölgesel düzenlemeler ya da uygulanabilir çok taraflı sözleşmeler belirleyici olabilir. 2019 Lahey Mahkeme Kararları Sözleşmesi, taraf devletler arasında çok taraflı bir çerçeve sunmakla birlikte kapsamı New York Sözleşmesi’ne göre daha sınırlıdır.[11]
15. Sulh Olmak Yenilgi Değildir
Ticari uyuşmazlıklar bir spor müsabakası değildir. Amaç ticari değeri korumaktır. Sulh, ödemeyi hızlandırabilir, ilişkileri sürdürebilir, teminat sağlayabilir, maliyeti azaltabilir ve icra riskini ortadan kaldırabilir. Bu nedenle zayıflık göstergesi sayılmak yerine dava ve tahkimle birlikte değerlendirilmelidir.
Ticari açıdan soru yalnızca “Kazanabilir miyiz?” değildir. Asıl soru, “Süre, maliyet, deliller, icra ve ticari sonuçlar hesaba katıldığında en güçlü gerçekçi sonucu hangi strateji sağlar?” olmalıdır.
16. Yaptırımlar Uyuşmazlığın Kendisini de Etkileyebilir
Uyuşmazlık yaptırımlara duyarlı bir hukuk düzeniyle bağlantılıysa temel işlem başarısız olduktan sonra da yaptırım sorunları sürebilir. Avukatlık ücretleri, tahkim masrafları, sulh ödemeleri, kararlar, dondurulmuş varlıklar, yaptırım listelerindeki kişiler, bankacılık kanalları ve bloke edilmiş malvarlığına karşı icra ayrı ayrı incelenebilir. Hukuken alacaklı olmak ile bankacılık sisteminden ödeme alabilmek aynı şey değildir.
17. Maliyet, Süre ve Ticari Rasyonalite
Hukuken geçerli bir talebin takibi her zaman ticari açıdan rasyonel değildir. Yönetim; talebin değerini, delilleri, avukatlık ve uzman giderlerini, süreyi, karşı talepleri, geçici korumayı, malvarlığının yerini, tenfiz şartlarını, ticari etkileri ve sulh seçeneklerini değerlendirmelidir.
18. Sınır Ötesi Uyuşmazlık Stratejisi Çerçevesi
Sözleşme → Talep → Bildirim ve Süre → Deliller → Yargılama Mercii → Uygulanacak Hukuk
→ Geçici Koruma → Yargılama → Karar → Tanıma → Tenfiz ve İcra → Tahsilat
Uyuşmazlık stratejisi mahkeme veya hakem kararıyla sona eriyorsa eksiktir. Süreç ticari açıdan anlamlı sonuca göre tasarlanmalıdır.
19. Yargılamaya Başlamadan Önce: Sınır Ötesi Uyuşmazlık İncelemesi
Hukuki talebimiz tam olarak nedir?
Yargılama başlamadan önce sözleşme neyi gerektiriyor?
Usulüne uygun bildirim yapıldı mı?
Zamanaşımı süreleri işliyor mu?
Hangi hukuk uygulanıyor?
Hangi mahkeme veya hakem heyeti yetkili?
Geçerli bir tahkim anlaşması var mı?
Tahkim yeri neresi?
Talebi hangi deliller destekliyor?
Muhtemel savunmayı hangi deliller destekliyor?
Acil geçici hukuki korumaya ihtiyaç var mı?
Karşı taraf karşı talepte bulunabilir mi?
Karşı tarafın malvarlığı nerede?
Karar orada tanınıp tenfiz edilebilir mi?
Yaptırımlar veya bankacılık kısıtlamaları söz konusu mu?
Yargılamanın gerçekçi maliyeti ne olacak?
Sulh ticari açıdan daha avantajlı mı?
Tüm taleplerimiz kabul edilirse bunları fiilen tahsil edebilir miyiz?
Sonuç
Uluslararası uyuşmazlık çözümü, dava açılmasından çok önce başlar ve mahkeme ya da hakem kararının verilmesiyle sona ermez. En güçlü strateji sözleşmesel haklar, deliller, yargılama mercii, uygulanacak hukuk, geçici koruma, yargılama, icra ve malvarlığından oluşan bütün zinciri birbirine bağlar.
Doğru yöntem; sözleşmeye, taraflara, ilgili hukuk düzenlerine, delillere, malvarlığına, ticari hedeflere ve icra koşullarına bağlıdır. Bu nedenle en gelişmiş strateji, gerçekten önemli olan sonuçtan geriye doğru kurulur.
Başarılı bir uluslararası uyuşmazlık stratejisi yalnızca mahkeme veya hakem kararı elde etmekle yetinmez.
Hukuki hakları icra edilebilir ve nihayetinde tahsil edilebilir bir ticari sonuca dönüştürür.
Kaynaklar
[1] UNCITRAL, Convention on the Recognition and Enforcement of Foreign Arbitral Awards (New York, 1958). Kaynak
[2] UNCITRAL, Text of the New York Convention, Articles III–V. Kaynak
[3] UNCITRAL, Status: New York Convention. Kaynak
[4] UNCITRAL, Overview of the Status of UNCITRAL Conventions and Model Laws, 2026. Kaynak
[5] UNCITRAL, International Commercial Arbitration. Kaynak
[6] International Chamber of Commerce, 2026 Arbitration Rules, effective 1 June 2026. Kaynak
[7] ICC, Arbitration Procedure. Kaynak
[8] ICC, Recommended Arbitration Clause and Drafting Guidance. Kaynak
[9] ICC, Emergency Arbitrator. Kaynak
[10] ICC, 2026 ICC Arbitration Rules – Expedited Procedure and Emergency Arbitration. Kaynak
[11] Hague Conference on Private International Law, 2019 Judgments Convention — Status Table. Kaynak
Son gözden geçirme: Eylül 2026.
Bu makale uluslararası ticari uyuşmazlıklar, dava, tahkim, tanıma ve tenfiz hakkında genel bilgi sunar; hukuki danışmanlık niteliğinde değildir. Yetki, uygulanacak hukuk, zamanaşımı, geçici hukuki koruma, tahkime elverişlilik, tanıma ve tenfiz koşulları hukuk düzenine ve somut uyuşmazlığın özelliklerine göre önemli ölçüde değişir. Yargılamaya başlamadan, geçici tedbir talep etmeden, sulh olmadan veya icraya başvurmadan önce somut işleme ve uyuşmazlığa özgü hukuki danışmanlık alınmalıdır.

